1. Kategori (10 puan): Yaşar Kemal'den bir kitap. Kısa bir süre önce kaybettiğimiz ustaya saygı kategorisi.
Al Gözüm Seyreyle Salih/ Yaşar Kemal/ Yapı Kredi Yayınları/ 397 sayfa
3. Kategori (10 puan): Bir iki kitabını okuyup külliyatını okumayı gönlünüzden geçirdiğiniz bir yazardan bir kitap.
Kavim/ Ahmet Ümit/ Everest Yayınları/ 534 sayfa
4. Kategori (10 puan): 1001 kitap listesinden bir kitap.
Otomatik Portakal/ Anthony Burgess/ Türkiye İş Bankası Yayınları/ 168 sayfa
5. Kategori (10 puan): Mizahi türde, eğlenceli bir kitap.
Çapulcu Musun? Vay vay/ Muzaffer İzgü/ Bilgi Yayınevi/ 157 sayfa
6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
Batı cephesinde yeni bir şey yok/ Erich Maria Remarque/ Everest Yayınları/ 215 sayfa
10. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap.
1984/ George Orwell/ Can Yayınları/ 350 sayfa
11. Kategori (10 puan): Bir öykü kitabı.
On İkiye Bir Var/ Haldun Taner/ Bilgi Yayınevi/ 184 sayfa
13. Kategori (10 puan): Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap.
Kitap Hırsızı/ Markus Zusak/ Martı Yayınları/ 574 sayfa
16. Kategori (10 puan): Bir savaş romanı. (Fantastik savaşlar kapsam dışı)
Benden Selam Söyle Anadoluya/ Dido Sotiriyu/ Can Yayınları/ 259 sayfa
17. Kategori (10 puan): Çok uzun süredir okumaya niyetlenip okumayı sürekli ertelediğiniz bir kitap.
Şemspare/ Elif Şafak/ Doğan Kitap/ 248 sayfa
18. Kategori (Her kitap 10 puan, 3 kitabı da okuyana ekstradan 20 puan, toplam 50 puan): Dünya edebiyatından üç kitap. Kitapların biri Latin Amerika, biri Uzakdoğu, biri Balkan edebiyatından olmalı. Türk edebiyatı kapsam dışı.
Yüzyıllık Yalnızlık/ Gabriel García Márquez/ Can Yayınları/ 461 sayfa -Latin Amerika Edebiyatı
Cenneti Öldürmek/ Ma Jian/ Martı Yayınları/ 464 sayfa -Uzak Doğu Edebiyatı
Balkan Edebiyatı için kitap bakacağım.
20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Gün Olur Asra Bedel/ Cengiz Aytmatov/ Ötüken Yayınları/ 426 sayfa
Mart Menekşeleri/ Sarah Jio/ Arkadya Yayınları/ 336 sayfa
Gece Tayyarede Açıkta/ Orhan Bahtiyar/ Aya Kitap/ 400 sayfa
Yaşamın Ucuna Yolculuk/ Tezer Özlü/ Yapı Kredi Yayınları/ 125 sayfa
22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.
(Koridor Yayınlarından 4 kitap okumak üzere belirledim bu kategoriyi.)
Sil Baştan/ Ken Grıimwood/ Koridor Yayınları/ 361 sayfa
Zaman Haritası/ Felix J. Palma/ Koridor Yayınları/ 531 sayfa
Dante Denklemi/ Jane Jensen/ Koridor Yayınları/ 648 sayfa
Göremediğimiz Tüm Işıklar/ Anthony Doerr/ 576 sayfa
YGS geçtiğine hatta sonuçlarının bile açıklandığına göre Bahar Şenliği başlasın. Gelsin testler gitsin kitaplar :)
Sayfalar arasındaki yolculuğunu sayfalar arasında yolculuk etmeyi seven diğer insanlarla paylaşma amacıyla açılan kendi halinde bir blog
24 Mart 2015 Salı
Naz'ın Bahar Okuma Şenliği Listesi
3. Kategori (10 puan): Bir iki kitabını okuyup külliyatını okumayı gönlünüzden geçirdiğiniz bir yazardan bir kitap.Bir De Baktım Yoksun/Yekta Kopan/Can Yayınları/164 sayfa
10. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap.
Cesur Yeni Dünya/Aldous Huxley/
11. Kategori (10 puan): Bir öykü kitabı.
Benim Sinemalarim/Füruzan-/Yapı Kredi Yayınları/200 sayfa
13. Kategori (10 puan): Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap.
Kitap Hırsızı/Markus Zusak/Martı Yayınları/574 sayfa
17. Kategori (10 puan): Çok uzun süredir okumaya niyetlenip okumayı sürekli ertelediğiniz bir kitap.
Çıplak ve Yalnız/Dogan Kitap-Hamdi Koç-600 sayfa
22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.
(Yeraltı edebiyatı 2 yerli 2 yabancı yazar kategorisi olarak belirlendi.)
Yerli---> Kinyas ve Kayra/ Doğan Kitap/ 576 sayfa
Yerli-2 ---> Murat Uyurkulak/ Tol Yayınları/ Metis Yayınları/ 262 sayfa
Yabancı ---> Beyaz Zenciler/ Ingvar Ambjörnsen/ Ayrıntı Yayınları/ 320 sayfa
Yabancı-2 ---> Zen Kaçıkları/ Ayrıntı Yayınları/ Jack Kerouac- 272 sayfa
Kış Okuma Şenliğinin Sayfa Arasında için Sonuçları
Burcu'nun Kış Şenliği Sonucu
1. Kategori (10 puan): Altın Kitaplar Yayınevi'nden bir kitap.
Rüzgarın Gölgesi/Carlos Ruız Zafón/Altın Kitaplar Yayınevi/527 sayfa
Rüzgarın Gölgesi/Carlos Ruız Zafón/Altın Kitaplar Yayınevi/527 sayfa
2. Kategori(10 puan): Bir çizgi roman veya foto roman.
İstanbullular/Buket Uzuner/Everest Yayınları (Çizgi Dizisi)/129 sayfa
İstanbullular/Buket Uzuner/Everest Yayınları (Çizgi Dizisi)/129 sayfa
5. Kategori (10 puan): Bir şiir kitabı.
Sevda Sözleri/Cemal Süreya/Yapı Kredi Yayınları/329 sayfa
Sevda Sözleri/Cemal Süreya/Yapı Kredi Yayınları/329 sayfa
17. Kategori (10 puan): Size veya aynı evde yaşadığınız kişilere ait olmayan bir kitap.
Kırk Yedililer/Füruzan/Bilgi Yayınevi/524 sayfa
Kırk Yedililer/Füruzan/Bilgi Yayınevi/524 sayfa
19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 70 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı
Kadının Adı Yok/Duygu Asena/Doğan Kitap/197 sayfa
21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 70 puan): Dünya edebiyatından dört kitap. Kitapların biri Latin Amerika, biri Afrika, biri Asya ve biri Avrupa edebiyatından olmalı. Türk edebiyatı kapsam dışı.
Doğunun Limanları/Amin Maalouf/Yapı Kredi Yayınları/183 sayfa -Asya (Lübnan) Edebiyatı
Doğunun Limanları/Amin Maalouf/Yapı Kredi Yayınları/183 sayfa -Asya (Lübnan) Edebiyatı
6 Kitap ve 1889 sayfa okuyarak 78 puanla kapatıyorum şenliği.
Naz'ın Kış Şenliği Sonucu
1. Kategori (10 puan): Altın Kitaplar Yayınevi'nden bir kitap.
Rüzgarın Gölgesi/Carlos Ruız Zafón/Altın Kitaplar Yayınevi/527 sayfa
Rüzgarın Gölgesi/Carlos Ruız Zafón/Altın Kitaplar Yayınevi/527 sayfa
5. Kategori (10 puan): Bir şiir kitabı.
Küçük İskender/ Karanlıkta Herkes Biraz Zencidir/ Sel Yayıncılık/ 232 syf
Küçük İskender/ Karanlıkta Herkes Biraz Zencidir/ Sel Yayıncılık/ 232 syf
10. Kategori (10 puan): Yayınlanmış tek bir romanı olan bir yazarın "o" romanı.
Sırça Fanus/Sylivia Plath/Kırmızı Kedi Yayınları/256 syf
Sırça Fanus/Sylivia Plath/Kırmızı Kedi Yayınları/256 syf
18. Kategori (Her kitap 10 puan, 2 kitabı da okuyana ekstradan 20 puan, toplam 40 puan): Bir Türk, bir yabancı yazardan birer öykü kitabı.
Sallinger/9 öykü/Yapı Kredi Yayınları/172 sayfa
Sallinger/9 öykü/Yapı Kredi Yayınları/172 sayfa
4 kitap ve 1187 sayfa okuyarak Naz'da 51 puanla şenliği kapattı.
Kadının Adı Yok/ Duygu Asena
Kadının Adı Yok/ Duygu Asena
197 sayfa/ Doğan Kitap
Ülkemizde yaşanan acı olaylardan sonra karşıma çıkan adıyla etkileyen bir kitaptı. Olayların üstüne okuyup biraz daha kin tutmama sebep olmasın diyerek sonraya ertelemiştim. Ancak karşıma çıkınca inceleyip satın almadan önce biraz okudum. Anlatımın sadeliği etkiledi, bir an önce okumak istedim.
İlk Duygu Asena kitabım; haliyle fikirleriyle, fikirlerini sunuş tarzıyla ilk tanışmamdı. Ben inceliğine güvenip YGS geçtikten sonra kafamı dağıtmak için okurum dediysem de üzerine düşündüren içeriğiyle beni yordu. Sorgulamaya, yorumlamaya itti.
Yaşadığım ülke şartlarında belli toplumsal düşünceler yerleştikten sonra okuduğum için radikal kararlar olduğuna inandığım ancak katılmadan da edemediğim düşünceler üzerine yoğunlaşmış bir kitaptı. Kadınlığı, erkekliği, toplumsal kuralların katılığını, mutluluğu, işi, aşkı, parayı ve çok daha fazla hayatı yönlendiren konuda düşündürdü ve etkiledi beni.
Kitapla ilgili en çok etkilendiğim noktaysa kitabın adı gibi gerçekten ana karakterin adı yoktu. Uzunca bir süre gerçekliği üzerine çıkarım yapmaya çalıştıysam da sonuç elde edemedim. Hem gerçeğe çok yakın ve olası gelişinden olsa gerek "adı olmayan kadını" sanki her köşe başında karşıma çıkabilecek herhangi bir kadınmış gibi düşündüm.
Okumadan önce ardı ardına devam etmek isteyeceğim bir yazar olduğuna inandığım bir yazardı Duygu Asena. Şimdiyse hem geç olmadan tanıştığım için mutlu oldum, hem de daha sakin bir zamanımda diğer kitaplarını da okumak üzere ertelemeyi seçtim.
Geç olmadan olabildiğince erken yaşta hem kadınlar hem de erkekler tarafından okunması gerektiğine inanıyorum. Bilinçlenmeli ve bilinçlendirmeliyiz. Aksi taktirde çok canlar kaybedip, toplumsal hareket ve gelişmişlikten uzun bir süre daha mahrum kalacağız gibi geliyor.
1 Mart 2015 Pazar
Rüzgarın Gölgesi/ Carlos Ruiz Zafón -Ortak Yayın-
Rüzgarın Gölgesi/ Carlos Ruiz Zafón
Altın Kitaplar/ 527 sayfa
Nasıl karar verdik?
Nazla birlikte 2013 yılının kitap
fuarını gezerken Altın Kitapların standında ne var ne yok diye göz gezdirdik. O
sırada benim –Burcu’nun- gözüne çarptı bu kitap. Kitabın konusunu okuyup çok güzel
değil mi diyerek Naz’a uzattım ve beğenmesi sonucunda birlikte aynı kitabı
almaya karar verdik. Yaklaşık iki yıl oluyor fakat Naz beni bir türlü aynı anda
okumaya ikna edememişti. Ta ki kitap okuma şenliğinde birlikte okumaya karar
verene kadar.
Nazın Okuma Hali ve Düşünceleri
Film eleştirilerinde
yazıyorlar, hiçbir dakikasında gerilim eksik değildi diye, kitap film olsa aynen
bunu derlerdi. Kitabın konusu Daniel Sempere adında bir çocuğun Unutulmuş Kitaplar Mezarlığında Julian Carax adında bir yazarın kitabını bulmasıyla
başlıyor. Şöyle diyebilirim ki yazardan ve bulduğu kitaptan o kadar etkilendim
ki google un arama kısmına yazarın adını yazdım cidden böyle bir yazar olabilir
mi diye düşünerek. Kitabın içinde öyle bir olay örgüsü var ki katlanarak artıyor,
labirent gibi içinde barındırdığı hikayeler.
Kitap bitince koca bir boşluk
oluştu içimde, yeni kitaba başlasam da aklıma hala bu kitap geliyor. Resim ise sınıftan
bir fotoğraf, genelde derslerimiz boş geçtiği için derste okudum hatta bazen
kendimi öyle kaptırdım ki ağzım açık kaldı derslerin bazılarında. Hocalar "Ne oldu Naz" dedi. Herkese tavsiye ederim beni etkileyen bu romanı :)
Minik
bir not: bu benim ilk yayınım, 2 aydır süren şenlikte yorum yazdığım ilk kitap bu
kitap. Hatalarım varsa anlayışla karşılarsanız sevinirim :)
Burcu'nun Okuma Hali ve Düşünceleri
Rüzgarın Gölgesini alırken beni en çok etkileyen durum tarihi bir dönemin içine sıkıştırılmış bir kurgusal roman olmasıydı. Özellikle Birinci Dünya Savaşı sonrası dönemlere özellikle ilgi duyduğum için çok iyi geldi. Franco'nun faşizme yakın düşüncelerinin gölgesinde 1945 sonrası savaştan yeni çıkmış İspanya'nın hikayesini dinlediğimi hissettim. Arka fonda en çok bu vardı.
Bir çırpıda okunmasının yanında sürükleyici bir anlatımının olması benim yararıma oldu. Kitabın içerisinde yer alan pek çok insanla tanışıp, hayatlarının düğümünü çözmeye çalıştım. Ki benim en merak ettiğim düğüm konusunda kitabın bitmesinden 370 sayfa önce yaptığım tahminin kitabın sonlarında doğru çıkması beni çok mutlu etti.
Her kitaptan farklı bir ders çıkarıyorum ve genelde sonucu aileye dayanıyor. Aslında bu kitaptan sonra çocukluk kavramı üzerine düşündüm. Bir insanın ilk kendini bildiği ve bütün hayatını şekillendirdiği anlar. Kitap bence tamamen bunun üzerine kurulmuştu.
Bu kitabı okumalısınız. Biraz sakin bir anınızda kendinizi yormadan okuyacak bir kitap arıyorsanız ama günlük rutinimde de beni düşündürüp etkileyecek bir kitap olsun diyorsanız, işte o kitap Rüzgarın Gölgesi.
İyi okumalar dilemekle birlikte bir kaç tane beğendiğim cümle paylaşacağım:
*Onun sesini duyamıyor ya da dokunuşlarını hissedemiyordum ama sıcaklığı ve aydınlığı evimizin her köşesini kaplamıştı; gözlerimi kapayıp onunla konuşursam, nerede olursa olsun beni
duyabileceğine, yaşlarını hala on parmağıyla sayabilenlerin saflığıyla inanıyordum.
*...Yoksulların zarar vermesini önlemenin en etkili yolu onlara zenginleri taklit etmek istemeyi öğretmektir.
*Şansa inanmıyorum. Her ne kadar biz anlamasak da, her şeyin özel bir amacı vardır.
*Hepimiz sessiz kalmayı yeğledik ve bizi gördüklerimizin, yaptıklarımızın, kendimiz hakkında öğrendiklerimizin ve diğerlerinin geçip gidecek bir kabus, bir yanılsama olduğuna inandırmaya çalıştılar.
25 Şubat 2015 Çarşamba
Kış Okuma Şenliği 2. Ay Sonucu | Burcu'nun Raporu
Ayın 25'i olduğunu fark etmemle beraber hızlıca hazırlanan bir yayın bu. Bu ayın sonucu da ilk ayın sonucundan çok farklı değil maalesef. İki ayın sonucunda toplam 4 kitap okumuş bulunuyorum :(
1. Kategori (10 puan): Altın Kitaplar Yayınevi'nden bir kitap.
Rüzgarın Gölgesi/Carlos Ruız Zafón/Altın Kitaplar Yayınevi/527 sayfa
Rüzgarın Gölgesi/Carlos Ruız Zafón/Altın Kitaplar Yayınevi/527 sayfa
2. Kategori(10 puan): Bir çizgi roman veya foto roman.
İstanbullular/Buket Uzuner/Everest Yayınları (Çizgi Dizisi)/129 sayfa
İstanbullular/Buket Uzuner/Everest Yayınları (Çizgi Dizisi)/129 sayfa
17. Kategori (10 puan): Size veya aynı evde yaşadığınız kişilere ait olmayan bir kitap.
Kırk Yedililer/Füruzan/Bilgi Yayınevi/524 sayfa
Kırk Yedililer/Füruzan/Bilgi Yayınevi/524 sayfa
21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 70 puan): Dünya edebiyatından dört kitap. Kitapların biri Latin Amerika, biri Afrika, biri Asya ve biri Avrupa edebiyatından olmalı. Türk edebiyatı kapsam dışı.
Doğunun Limanları/Amin Maalouf/Yapı Kredi Yayınları/183 sayfa -Asya (Lübnan) Edebiyatı
Doğunun Limanları/Amin Maalouf/Yapı Kredi Yayınları/183 sayfa -Asya (Lübnan) Edebiyatı
Dört kitap ve toplam 1363 sayfa okuduğum için ikinci ayda benim için 53 puanla kapanıyor.
Üniversite sınavıma son 17, şenliğin bitmesine 22 gün kalmış. Yani bu demek oluyor ki hem test çözmek hem de şenlik kapsamında kitap okumak için son günlerim.
İstediği kadar kitap okuyabilmiş herkesi tebrik ediyorum hem de benim gibi okumaya yeterince vakit ayıramayıp, ayırmak isteyenlere daha fazla okumalı günler diliyorum. :)
2 Şubat 2015 Pazartesi
Kırk Yedililer/ Füruzan
Nasıl karar verdim?
Füruzan'ın Kırk Yedililer kitabını yaz tatilinde blog gezerken bir blogta görmüştüm. Ben bu kitabı okumalıyım dedim kendime. Ancak üzerimde koşup bu kitabı almalı ve okumalıyım istekliliği belirmemişti.
Dershaneden yakın bir arkadaşımla kitaplar üzerine konuşup kitapları incelerken Füruzan'ın birkaç kitabını okuduğunu ve beğendiğini söyledi. Kitapların onda mevcut olduğunu öğrenince yazdım aklımın bir köşesine. Kış Okuma Şenliğine katılmaya karar verip karşıma "Size veya aynı evde yaşadığınız kişilere ait olmayan bir kitap." kategorisi çıktığında değerlendirmeye karar verdim. Arkadaşım getirince gördüm ki kitap 1975 kasım basımı.
Kırk Yedililer/ Füruzan
Bilgi Yayınevi/524 sayfa
Kitabı elime alınca alışık olmadığım eskilik hissi sardı beni. Kitaba başladığımda itiraf etmeliyim zorlandım. Bunu da kitabın eski basım olmasına bağladım. İçim rahat etmedi gittim yeni basımındaki sözcük seçimlerini, noktalamaları, paragraf uzunluklarını inceledim. Sonuçta yeni basımının daha sade olduğuna kanaat getirdim. Fakat yoluma eski basımla devam etmeyi tercih ettim.
Kitabın karmaşıklığını bir oradan bir buradan anlatışını beklemiyordum. Ancak okudukça onların "bir oradan bir buradan" denecek basitlikte dizilmediğini anladım.
Kitapta yer alan karakterler incelikli bir titizlikle ele alınmış. Ben ilk defa bu kadar güzel yüz betimlemelerine rastlayıp şaşkına döndüm. Kirpiklerin, güneşin vurduğu al yanakların güzelliğini bu kitapla görmeye başladım.
Eserde yer alan çok sayıda şehir var: Erzurum, Ankara, İstanbul, İzmir.
Erzurum'un karını kışını okudukça burnuma karlı havaların nefesini içine çektikçe soğuktan içinin ürpermesine benzer bir hisle doldum. Soğuk havanın dirençli insanlarını gördüm. Köyden ama yaşamın en içinden gelen insanların güzelliğini hissettim. Emine sevdikçe bende sevdim onları.
Ankara bir portreydi daha çok. Sonraki yıllarda geçen, adı anılan bir arka plan.
İzmir'in ele alınışı daha çok akrabanı görmeye gittiğin şehri ne kadar tanımışsan onu da o kadar esere sindirmiş yazar.
İstanbul bir büyümek şehri. Gidenin kaldığı, hayatına yön çizdiği bir yer. 12 Mart eylemlerinden sonra işkencenin yer aldığı ama en büyük dostlukların, sevgilerinde yeşerdiği bir şehir olarak yer ediniyor akıllarda.
Kitap boyunca en çok düşündüğüm aile kavramı ve ailem oldu. Bir insanın yer aldığı en temel birimdi. Oradaki yalanlar, yapmacık davranışlar genelde fark edilmez olurdu. Bence insan sevdiğine toz konduramazdı. Kitapta ise yer alan tanıyıp, okuduğum ne kadar kahraman varsa ailesinin yapmacıklığından, yalanlarından, kendini acındırmalarından kaçmış; biz onlar gibi olmayacağız diyerek bir bütün olmuşlardı.
Yapmacıklığı anlamamak elde değildi. Kendini 20.sayfada da 520.sayfada da hissettiriyordu.
Bir çeşit kuşak çatışmasıydı aslında yaşanan. Kendilerini Cumhuriyetin ilk okumuşları, ilk nesli olarak değerlendiren bu toplulukla onların eksik ve yanlışlarını görebilmiş bir nesil bir olmuyordu. Aynı düşünmeyince aralarındaki gerilim artıyordu.
Bir Türkiye gerçeği olarak düşünce ayrılıkları, bölünmeler eksik olmuyordu. Yozlaşmış düşüncelerle, düşündüğüne fazla inancından beklemeyi lüzumsuz gören bu iki nesil çarpıştığında ortaya şimdiki gibi sorunun derinine asla inilmemiş bir toplum çıkıyordu. Önemsenen milletken milleti unutan, hakkı aranan köylüye fikri sorulmayan bir topluluk ortaya çıkıyordu.
Her zamanki gibi insanlar bastırılmaya çalışılıyor, bunun için insanların sağlığıyla, bedeniyle oynanıyordu. Atılan çığlıkların hiçbiri, çığlığı atanlarca teslimiyet çığlığı olarak yer almıyordu kitapta.
Kitapta içime işleyen seçimler gözler önündeydi. Bir yandan üç farklı kardeş: Emine, Seçil, Kubilay. Diğer yanda Haydar, Nedim, Ahmet, Cemşit, Zülkadir, Şerife, Melek, Bilge, Seyhan... Bir de ailelerin yer aldığı hatta Anadolu köylüsünün satırların arasına sindiği bir roman bu. Üstelik 1975 Türk Dil Kurumu Roman Ödülünü sonuna kadar hak eden, içine sığdırdığı kelimelerin çeşnisiyle insanı saran bir roman.
Kitaptan beğendiğim cümlelerden bazıları:
*Bu gördüğümüz kalabalık var ya evlerinde oturup yüreklerini yalnız kanı temizlemekten öte bir işe yaramaz hale getirmişlerdir.
*... Ölümden ecelden hiç korkma. Kendinden kork ki, bağışlanmaz ayıplar işleyıpte yüreğinden saklamayasın.
*Bizim yetiştirilmemizin, şımarıklığımızın ne pahasına korunduğunu öğrenince çıldıracak gibi oluyorum.
*Eğitilmemiş, siyasal bilinçten yoksun halkın kendisine aykırı egemen güçlerin yandaşı partilere oy atmasını aptallıkla, işe yaramazlıkla suçlayan ilk dönem Cumhuriyet aydınlarından olmadığımız kesin.
*Yaşamayı böylesine duyurup bezeyen sesleri eliyle tutmuştu sanki.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




